Ana içeriğe atla

DUR DUVARI

 

Kodaline: High Hopes 🎶 – 23:54

Sonunda klavyenin başındayım.

Yazımı gecenin bir yarısı yazdığım için görmekte zorlanıyorum. Ilasik lazer ameliyatı olduğumdan beri gece ışıkları gözlerimi rahatsız etmeye başladı. Ama tabi ki de uzun süredir yazmamamın bahanesi bu değil J Yine çok zorlandım. Çok şey var dile getirmek istediğim. Fakat hayatta en sevmediğim şey kendimi, duygularımı deşifre etmek. Açık olmaktan korktuğum için belki de uzak durdum yazmaktan. Bilmiyorum.

Hani hayatınızda her şey mükemmeldir ve bir şey vardır sizi atacağınız adımlardan alıkoyan. Bir iç ses, bir dur duvarı. “Dur duvarı” bunu sevdiimJ işte ben o duvara çarptım her seferinde. Şöyle dedim kendime: “hande otur şükret, yazmak için dert mi arıyorsun” J. Malum mutluluğa çabuk nazar değer korkusuyla mutluyum diye çığlık da atamadım. Bilmiyorum işte yapamadım.

Değişen çok bir şey olmadı aslında. Kendimle kahve ve şarap içmeye devam ettim. En lezzetli salataları yaptım kendime. En güzel kitapları sesli sesli okudum. Kendime “space” adını verdiğim bir de tablo yaptım. Ekranın sağında ya da solunda görebilirsiniz J Bol bol meditasyon yaptım ve her seferinde “bilmem gereken ne var” diye sordum yaşadığımız bu evrene. Çok çalıştım, bloguma olmasa da dilek ve rüya defterime bol bol yazdım. Çok düşündüm. 

Çok çok hayal kurdum. Her detayına kadar ince eleyip sık dokudum hayallerimi.

Yeni şarkı listeleri oluşturdum. Ahh bir bilseniz onları dinlerken ne zaferler kazanıyorum.

Biliyorum çok yakın.

Hepsi çok yakın.

Aaaa söylemeden geçemeyeceğim; ufak bir de Almanya iş seyahatim oldu. İşime aşık olduğumdan her saniyesinin tadını çıkardım. Nürnberg sokaklarında yürürken hep en derin nefesleri aldım. Hiç bitsin istemedim inanın. Çünkü yeni başladım.

Çok dua ettim.

Çok şükrettim.

Merak ediyorum da bir yıl önce bugünü böyle hayal edebilir miydim?

Bu sefer cevabı ben veriyorumJ ASLA. Bu kadarını hayal bile edemezdim.

Fakat yine de merak etmeden duramıyorum; hayat eninde sonunda hayal dahi edemeyeceğimizden daha güzelini sunuyorsa ve bunu somut örneklerle yaşatıyorsa üzülmek neden var?

 

HANDEGÜL



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kurumsal Döngüde Kıvılcımını Kaybetme!

Evet, biliyorum… Beklediğinizi hissettim. Ama iş hayatı, yoğunluk derken satır aralarına saklandım. Şimdi o satırlardan çıkıp yaratıcı bir nefes bırakmaya geldim. Hem kendime hem size. Kurumsal hayat dediğimiz şey; düzen, planlama, prosedür… Ya yaratıcılık? O nerede saklanıyor? İşte bugün size, kendi yolculuğumdan süzülen 7 küçük ama etkili taktik paylaşacağım. Kurumsal hayatta uzun süre çalışınca kendimizi bir döngüye kapılmış hissederiz. Renkler solar, fikirler sıradanlaşır. Ama içimizde bir kıvılcım hep vardır. Onu canlı tutmak mümkün. Yeter ki önünüze taş koymasınlar. Siz hevesli oldukça, içinizdeki kıvılcımı cevhere dönüştürmek istedikçe (eski yazılarımı okuyanlar bu sözü iyi bilir 😊 ) bir şeyler ilerlemenize engel oluyorsa bu döngü bir bataklığa dönüşür. 1-      Soğukkanlılığını Koru Çırpınmak bizi daha da aşağı çekebilir. Soğukkanlı davranın. 2-      Sırtüstü ve Sessizlik Sırtüstü uzanın. Ve sakince nefes alıp verin. Hareket...

HIGH HOPES

  I wanted a long time for this article. 12 months 😊 This year 2023 started very badly. After 6 February, when I lost my past, I decided not to think too much. If I think about day, I can’t live… As always, I dreamt new dreams, because the world keeps on turning. I have a notebook where I have been writing my dreams, prayers, wishes, good and bad days for years. I also write in that notebook the places I want to visit. I dreamt of going to Austria, Salzburg, Vienna. And I went. I walked alone with glass and white wine in my hand in Mirabell Palace and the streets of Salzburg. I went to Vienna by train and travelled all over the city for days. I had dinner with myself, I ordered dessert for myself.   And I wrote. I was grateful for this day and dreamed of the next day. I’ve worked too hard. Too hard. After returning to Turkey, this time I went to Birmingham for business reasons. For the first time in my life, I drove in the right seat. 😊   When I returned to Tur...

ŞANS MI?

  ŞANS MI?   Richard Wiseman şöyle demiş: “İnsanlarla sohbet başlatırsanız çok kazançlı çıkabileceğinizi öğrendim. Kendi açımdan bunun şansımı fazlasıyla arttırdığını düşünüyorum.” İşiniz, ortamınız, yaşadığınız şehir, ülke değişebilir. Kültürünü, yapısını bilmediğiniz bir yerde bulunabilirsiniz. Belirsizlikleri anlamak, ortama alışmak ve insanları tanımak için sohbet edersiniz ya da sohbet açarsınız. Hiç düşündünüz mü bu iletişimin geleceğinizi şekillendirecek şansın ilk adımları olduğunu? Yıllar önce tanıştığım birçok kişiyle şu anımın temellerini attığımı biliyorum. Ama geri dönüp o yıllara gitsem belki aklımın ucundan geçmezdi bugünüm. O yüzden bugünümde tanıştığım, sohbet açtığım, muhabbet ettiğim her bir bireyin şansım olduğu kanaatindeyim. Peki şans aniden kapıyı çalar mı? Şansın durup dururken kapıyı çaldığına inanmıyorum. Düşünceleriniz, davranışlarınız, iletişiminiz ve sıkı çalışmanızla onu siz yaratırsınız. Büyük firmaları ve girişimcileri düşünün; onlar ş...