Ana içeriğe atla

BEN İNANIYORUM

 

BEN İNANIYORUM..

The Pursuit Of Happyness adında bir film vardı. İzlerken ne çok gözyaşı dökmüştüm. Bir insanın başına daha ne gelebilir ki diyordum. Çaresizlik, bir başkasına yetememe, yokluk, emeğin karşılık görmemesi… Yine de nefes aldığını bilmek ve maalesef yeni günü kucaklamak istemeye istemeye. Neyse ki sonu güzeldi. Zorluklara rağmen elde edilen bir başarı vardı. İlham alınası.

Merak ediyorum da gerçekten bir insanın başına gelebilecek en kötü şey nedir?

İşsizlik mi en kötüsü?

Değil. Çünkü çabalamaya devam ediyorsunuz. Biliyorsunuz emek ettiğinizde yeni bir kapı açılacak. Yapmak istediğiniz ya da olmak istediğiniz yer orası olmasa bile açılan kapıdan girmek ve sevmeye başlamak yeni dünyayı.

Aşksızlık mı?

Hiç değil.

Akıl ve beden sağlığınızla oynanması mı?

Bazen bazı insanlarda çıkarlar ve hırs ağır basar ve karşısındakinin de insan olduğunu unutup yok etmek ister. Yok da eder. Onu üzerek, onun moralini bozarak, onun hayattaki en kutsal gücünü elinden alarak. Onu sağlığından eder. Bunun toparlanması çok zordur. Geri getirmek çok zordur. Çünkü her seferinde bir kere daha yerle bir eder.

O yüzden sağlığın yitirilmesi bu hayatta yaşanabilecek en kötü şey.

Lütfen insanlara değerli olduklarını hatırlatın. Onları hırslarınızla yok etmek yerine onlara değer verin. Sevmiyorsanız ezip geçmek değil çaresi.

Aile ve arkadaşlık sorunları mı?

Aile en kutsalı.  Arkadaşlık olmazsa olmaz. Bu iki değer hayatınızda olduğu sürece işsiz de kalsanız, aşksız da kalsanız, sizi mahvetmek isteseler bile yıkılmazsınız. Kimse akıl sağlığınızla bile oynayamaz. Çünkü arkanızdaki güçten eminsinizdir. Çünkü güvendesinizdir.

Umudunuzu kaybetmeyin. Herkese rağmen, her şeye rağmen. İnancınız ne olursa olsun karma olduğunu bilin. Buna yaşattığını yaşamak da diyebilirsiniz. Her yaşanılan şey bir güzellik getirecektir. Sizden bir şeyleri alanlar ise elbette ki bedelini ödeyecektir.

Giden sağlığınız olmasın, dökülen gözyaşınız olmasın, kaybolan umudunuz olmasın. Hayat biz istemesek de devam edecek ve biz istemesek de son bulacak.

Kendinize, ailenize, dostlarınıza ve sağlığınıza değer verin.

Merak etmeyin her şey güzel olacak. Ben inanıyorum…




*Handegül

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kurumsal Döngüde Kıvılcımını Kaybetme!

Evet, biliyorum… Beklediğinizi hissettim. Ama iş hayatı, yoğunluk derken satır aralarına saklandım. Şimdi o satırlardan çıkıp yaratıcı bir nefes bırakmaya geldim. Hem kendime hem size. Kurumsal hayat dediğimiz şey; düzen, planlama, prosedür… Ya yaratıcılık? O nerede saklanıyor? İşte bugün size, kendi yolculuğumdan süzülen 7 küçük ama etkili taktik paylaşacağım. Kurumsal hayatta uzun süre çalışınca kendimizi bir döngüye kapılmış hissederiz. Renkler solar, fikirler sıradanlaşır. Ama içimizde bir kıvılcım hep vardır. Onu canlı tutmak mümkün. Yeter ki önünüze taş koymasınlar. Siz hevesli oldukça, içinizdeki kıvılcımı cevhere dönüştürmek istedikçe (eski yazılarımı okuyanlar bu sözü iyi bilir 😊 ) bir şeyler ilerlemenize engel oluyorsa bu döngü bir bataklığa dönüşür. 1-      Soğukkanlılığını Koru Çırpınmak bizi daha da aşağı çekebilir. Soğukkanlı davranın. 2-      Sırtüstü ve Sessizlik Sırtüstü uzanın. Ve sakince nefes alıp verin. Hareket...

ŞANS MI?

  ŞANS MI?   Richard Wiseman şöyle demiş: “İnsanlarla sohbet başlatırsanız çok kazançlı çıkabileceğinizi öğrendim. Kendi açımdan bunun şansımı fazlasıyla arttırdığını düşünüyorum.” İşiniz, ortamınız, yaşadığınız şehir, ülke değişebilir. Kültürünü, yapısını bilmediğiniz bir yerde bulunabilirsiniz. Belirsizlikleri anlamak, ortama alışmak ve insanları tanımak için sohbet edersiniz ya da sohbet açarsınız. Hiç düşündünüz mü bu iletişimin geleceğinizi şekillendirecek şansın ilk adımları olduğunu? Yıllar önce tanıştığım birçok kişiyle şu anımın temellerini attığımı biliyorum. Ama geri dönüp o yıllara gitsem belki aklımın ucundan geçmezdi bugünüm. O yüzden bugünümde tanıştığım, sohbet açtığım, muhabbet ettiğim her bir bireyin şansım olduğu kanaatindeyim. Peki şans aniden kapıyı çalar mı? Şansın durup dururken kapıyı çaldığına inanmıyorum. Düşünceleriniz, davranışlarınız, iletişiminiz ve sıkı çalışmanızla onu siz yaratırsınız. Büyük firmaları ve girişimcileri düşünün; onlar ş...

HIGH HOPES

  I wanted a long time for this article. 12 months 😊 This year 2023 started very badly. After 6 February, when I lost my past, I decided not to think too much. If I think about day, I can’t live… As always, I dreamt new dreams, because the world keeps on turning. I have a notebook where I have been writing my dreams, prayers, wishes, good and bad days for years. I also write in that notebook the places I want to visit. I dreamt of going to Austria, Salzburg, Vienna. And I went. I walked alone with glass and white wine in my hand in Mirabell Palace and the streets of Salzburg. I went to Vienna by train and travelled all over the city for days. I had dinner with myself, I ordered dessert for myself.   And I wrote. I was grateful for this day and dreamed of the next day. I’ve worked too hard. Too hard. After returning to Turkey, this time I went to Birmingham for business reasons. For the first time in my life, I drove in the right seat. 😊   When I returned to Tur...