Ana içeriğe atla

PAZARLAMA ŞİRKETLE BİRLİKTE NEFES ALIR

 

PAZARLAMA ŞİRKETLE BİRLİKTE NEFES ALIR

 

Birçok şirket pazarlamayı sadece satış ve pazarlama departmanında çalışan kişilerin görevi olduğu anlayışını benimsemektedir. Bu şirketler satış ve pazarlamayı birbirinden ayrı düşünemez.

Ürünün benimsenmesi, satış teknikleri, satış stratejileri, pazarlama politikaları, ürünün müşteriye ulaşmasına kadar her aşamada satış ve pazarlama birlikte adım atar. Bu bakımdan pazarlama satışla büyük ölçüde örtüşmektedir.

Pazarlama; tüketicileri araştırır, analiz eder, satın alım davranışlarını izler, satış teknikleri geliştirir, aynı zamanda şirketin iletişim ağında güncel ve akılda kalıcı paylaşımlarla tanıtımda da önemli rol oynar.

Yani pazarlama şirketle birlikte nefes alır.

Bazı şirketler ise pazarlamayı herkesin görevi olarak düşünmektedir.

Harry Beckwith’in Görünmeyeni Satmak kitabından şöyle bir bilgi edinmiştim;

Japon şirketlerinin yarısından çoğunda pazarlama departmanı bile yoktur. Çünkü onlar şirketteki herkesin pazarlamanın bir parçası olduğunu düşünürler. ( Pazarlama bir departman değildir. İşin kendisidir.)

Bir şirketi ayakta tutan çok fazla dinamik vardır. Bu dinamikler görevlerine göre departmanlara ayrılmıştır. Var olan tüm departmanlar ise pazarlamanın bir öznesidir.

Bir ürünün müşteriye ulaştığı son halinden tüm şirket sorumludur. Müşteri o üründe hata görürse tek bir kişiyi değil tüm şirketi sorumlu tutar. Ya da müşteri kendisine ulaşan ürünü beğenirse sadece o ürünü ona satan kişi için değil, şirketin adı ve tamamı için olumlu izlenimler besler. Bu açıdan bakacak olursak; evet, pazarlama herkesin sorumluluğundadır.

Kırılan rekorlar, rakamlar, elde edilen üst düzey gelirler, ödüller başarının kanıtı olsa da sonuçları yorumlama kısmında teşekkür sadece pazarlama özelinde değildir.

Bana göre pazarlama bir şirketin olmazsa olmazıdır. Şirketin tüm çalışanları yaratıcı fikirleriyle pazarlamanın kapısını çalmalıdır. Satış, muhasebe, finans, üretim… Herkes sorumluluğundaki işi en iyi şekilde yaparken kendisini ve şirketini bir adım ileriye götürecek fikirleri de paylaşarak pazarlamaya katkı sağlamalıdır.

Fark etmek fark yaratmanıza sebep olur.

İşiniz, göreviniz ne olursa olsun siz değer zincirinin bir parçasısınız. Zincirin her halkası aynı dili konuşursa başarı kaçınılmaz olur.

 

HANDEGÜL AVCI


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kurumsal Döngüde Kıvılcımını Kaybetme!

Evet, biliyorum… Beklediğinizi hissettim. Ama iş hayatı, yoğunluk derken satır aralarına saklandım. Şimdi o satırlardan çıkıp yaratıcı bir nefes bırakmaya geldim. Hem kendime hem size. Kurumsal hayat dediğimiz şey; düzen, planlama, prosedür… Ya yaratıcılık? O nerede saklanıyor? İşte bugün size, kendi yolculuğumdan süzülen 7 küçük ama etkili taktik paylaşacağım. Kurumsal hayatta uzun süre çalışınca kendimizi bir döngüye kapılmış hissederiz. Renkler solar, fikirler sıradanlaşır. Ama içimizde bir kıvılcım hep vardır. Onu canlı tutmak mümkün. Yeter ki önünüze taş koymasınlar. Siz hevesli oldukça, içinizdeki kıvılcımı cevhere dönüştürmek istedikçe (eski yazılarımı okuyanlar bu sözü iyi bilir 😊 ) bir şeyler ilerlemenize engel oluyorsa bu döngü bir bataklığa dönüşür. 1-      Soğukkanlılığını Koru Çırpınmak bizi daha da aşağı çekebilir. Soğukkanlı davranın. 2-      Sırtüstü ve Sessizlik Sırtüstü uzanın. Ve sakince nefes alıp verin. Hareket...

ŞANS MI?

  ŞANS MI?   Richard Wiseman şöyle demiş: “İnsanlarla sohbet başlatırsanız çok kazançlı çıkabileceğinizi öğrendim. Kendi açımdan bunun şansımı fazlasıyla arttırdığını düşünüyorum.” İşiniz, ortamınız, yaşadığınız şehir, ülke değişebilir. Kültürünü, yapısını bilmediğiniz bir yerde bulunabilirsiniz. Belirsizlikleri anlamak, ortama alışmak ve insanları tanımak için sohbet edersiniz ya da sohbet açarsınız. Hiç düşündünüz mü bu iletişimin geleceğinizi şekillendirecek şansın ilk adımları olduğunu? Yıllar önce tanıştığım birçok kişiyle şu anımın temellerini attığımı biliyorum. Ama geri dönüp o yıllara gitsem belki aklımın ucundan geçmezdi bugünüm. O yüzden bugünümde tanıştığım, sohbet açtığım, muhabbet ettiğim her bir bireyin şansım olduğu kanaatindeyim. Peki şans aniden kapıyı çalar mı? Şansın durup dururken kapıyı çaldığına inanmıyorum. Düşünceleriniz, davranışlarınız, iletişiminiz ve sıkı çalışmanızla onu siz yaratırsınız. Büyük firmaları ve girişimcileri düşünün; onlar ş...

HIGH HOPES

  I wanted a long time for this article. 12 months 😊 This year 2023 started very badly. After 6 February, when I lost my past, I decided not to think too much. If I think about day, I can’t live… As always, I dreamt new dreams, because the world keeps on turning. I have a notebook where I have been writing my dreams, prayers, wishes, good and bad days for years. I also write in that notebook the places I want to visit. I dreamt of going to Austria, Salzburg, Vienna. And I went. I walked alone with glass and white wine in my hand in Mirabell Palace and the streets of Salzburg. I went to Vienna by train and travelled all over the city for days. I had dinner with myself, I ordered dessert for myself.   And I wrote. I was grateful for this day and dreamed of the next day. I’ve worked too hard. Too hard. After returning to Turkey, this time I went to Birmingham for business reasons. For the first time in my life, I drove in the right seat. 😊   When I returned to Tur...