Ana içeriğe atla

 TANIŞTIRAYIM, KAKTÜS..

 

19. yüzyılda İngiltere’de duyguların çiçeklerle ifade edildiği bir dönem olduğu söylenir. Bu döneme Victoria Dönemi denilmektedir. Benim çok sevdiğim ve tablolarımda çokça resmettiğim kaktüs çiçeğinin o dönemdeki anlamı *sürekliliktir.

FOTOĞRAFTAKİ KAKTÜS: ANNEMİN HEDİYESİ

*Dayanıklı,

*Şartlar ne olursa olsun üretmeye devam eden,

*Tehlikelere karşı kendini koruyan,

*Her ortama uyum sağlayan,

*Yeni şeyler denemekten korkmayan,

*Büyüklük,

*Erdem,

tüm bunlar da kaktüsü tanımlamaktadır.

Şöyle bir düşününce kaktüsle ne çok ortak özelliğim varmış diyorum 😊 Görüntüsünü ve rengini sevdiğim bu güzel çiçek meğer ne harika anlamlara hitap ediyormuş.


Bir başkasının tavrı ne olursa olsun kendini bilerek gösterilen büyüklük en güzel duruş…

Alçakgönüllülükten, ölçülülükten, iyi yüreklilikten, doğruluktan şaşmayarak erdemli kalabilmek en büyük yetkinlik…

Hayat zor, koşullar değişken ama ne olursa olsun dayanıklı olmak en güçlü yönlerden biri…

Sonuç olumsuz olsa bile denedim ve deneyimledim diyebilmek en iyi öğreticilik…

Yapılan işle, düşüncelerle, yeni fikirlerle sürekliliği sağlamak en büyük gerçeklik…

En ağır şartlarda bile düşünmekten vazgeçmeyip en yaratıcı fikri ortaya çıkarabilmek ve üretmeye devam edebilmenin hissettirdiği duyguyu bir kaktüs gibi her gün yaşayabilmek artık en anlamlı dileğim.

Yeşilin her tonunu çokça üzerinde barındırdığı için bir anlam da ben ekleyeceğim kaktüse:

*Doğruluk

Büyümeye devam ederken çizgiden sapmayıp kendindeki doğru gücü fark ettiren en derin anlam…

Karakter rengim yeşil olduğundan *doğruluğun tanımlamasını yaparken doğruluk=Handegül demek isterdim ama mütevazi kişiliğim bana dur dediJ

Tablolarımda resmettiğim ve evimin en güzel köşelerinde duran kaktüslere daha bir başka bakıyorum artık.

Merak ediyorum da, her şeyde anlam arayışına girmek ve sonuçları kendimizle bütünleştirmek hayata kazandırdığımız değerlerden sayılabilir mi?

 

 

HANDEGÜL AVCI

 




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kurumsal Döngüde Kıvılcımını Kaybetme!

Evet, biliyorum… Beklediğinizi hissettim. Ama iş hayatı, yoğunluk derken satır aralarına saklandım. Şimdi o satırlardan çıkıp yaratıcı bir nefes bırakmaya geldim. Hem kendime hem size. Kurumsal hayat dediğimiz şey; düzen, planlama, prosedür… Ya yaratıcılık? O nerede saklanıyor? İşte bugün size, kendi yolculuğumdan süzülen 7 küçük ama etkili taktik paylaşacağım. Kurumsal hayatta uzun süre çalışınca kendimizi bir döngüye kapılmış hissederiz. Renkler solar, fikirler sıradanlaşır. Ama içimizde bir kıvılcım hep vardır. Onu canlı tutmak mümkün. Yeter ki önünüze taş koymasınlar. Siz hevesli oldukça, içinizdeki kıvılcımı cevhere dönüştürmek istedikçe (eski yazılarımı okuyanlar bu sözü iyi bilir 😊 ) bir şeyler ilerlemenize engel oluyorsa bu döngü bir bataklığa dönüşür. 1-      Soğukkanlılığını Koru Çırpınmak bizi daha da aşağı çekebilir. Soğukkanlı davranın. 2-      Sırtüstü ve Sessizlik Sırtüstü uzanın. Ve sakince nefes alıp verin. Hareket...

ŞANS MI?

  ŞANS MI?   Richard Wiseman şöyle demiş: “İnsanlarla sohbet başlatırsanız çok kazançlı çıkabileceğinizi öğrendim. Kendi açımdan bunun şansımı fazlasıyla arttırdığını düşünüyorum.” İşiniz, ortamınız, yaşadığınız şehir, ülke değişebilir. Kültürünü, yapısını bilmediğiniz bir yerde bulunabilirsiniz. Belirsizlikleri anlamak, ortama alışmak ve insanları tanımak için sohbet edersiniz ya da sohbet açarsınız. Hiç düşündünüz mü bu iletişimin geleceğinizi şekillendirecek şansın ilk adımları olduğunu? Yıllar önce tanıştığım birçok kişiyle şu anımın temellerini attığımı biliyorum. Ama geri dönüp o yıllara gitsem belki aklımın ucundan geçmezdi bugünüm. O yüzden bugünümde tanıştığım, sohbet açtığım, muhabbet ettiğim her bir bireyin şansım olduğu kanaatindeyim. Peki şans aniden kapıyı çalar mı? Şansın durup dururken kapıyı çaldığına inanmıyorum. Düşünceleriniz, davranışlarınız, iletişiminiz ve sıkı çalışmanızla onu siz yaratırsınız. Büyük firmaları ve girişimcileri düşünün; onlar ş...

HIGH HOPES

  I wanted a long time for this article. 12 months 😊 This year 2023 started very badly. After 6 February, when I lost my past, I decided not to think too much. If I think about day, I can’t live… As always, I dreamt new dreams, because the world keeps on turning. I have a notebook where I have been writing my dreams, prayers, wishes, good and bad days for years. I also write in that notebook the places I want to visit. I dreamt of going to Austria, Salzburg, Vienna. And I went. I walked alone with glass and white wine in my hand in Mirabell Palace and the streets of Salzburg. I went to Vienna by train and travelled all over the city for days. I had dinner with myself, I ordered dessert for myself.   And I wrote. I was grateful for this day and dreamed of the next day. I’ve worked too hard. Too hard. After returning to Turkey, this time I went to Birmingham for business reasons. For the first time in my life, I drove in the right seat. 😊   When I returned to Tur...